Marka olmak deyince ne anlıyorsunuz?

HAYALLERİNDEKİ MARKAYI KURMAK İSTİYORSAN,
ihtiyacın olan yardımı burada bulabilirsin.

“Marka olmak” deyince hepimiz ne anlıyoruz?

Geçenlerde yeni bir müşterimle yapacağımız proje hakkında konuşurken bana birden “Ben marka olmak istemiyorum” dedi. Bu cümleyi duyunca önce bir afalladım; acaba doğru mu duymuştum? Çünkü, yeni müşterim olan bu işletme zaten yıllardır sektörde hizmet veren bir markaydı. Müşterilerine sunduğu farklılıklarıyla, logosu, websitesi, instagram hesabı, ürünleri, hizmetleri kısaca onu marka yapan her şeye sahipti! Bunları kendisine söylemeden önce belki yanlış anlamış olabilirim diye kendisine marka olmakla neyi ifade etmek istediğini sordum. Cevap olarak; öyle herkesin de burada olmasını istemiyorum, dedi. Bir yerde yanlış bir bilgi vardı ve toplantımız sırasında eksik bilgiler tamamlandı, her şey tatlıya bağlandı ancak on altı yıllık iş hayatımda ilk defa duyduğum bu cümle bana çok şey ifade etmişti! Acaba marka olmak deyince hepimiz aynı şeyi mi anlıyoruz?

Bu paragrafta marka teriminin ne anlama geldiğini yazmayacağım çünkü terimlerden nefret ederim. Kusura bakmayın “nefret” biraz güçlü bir kelime oldu fakat bu kelimeyi özellikle seçtim çünkü anlatacağım hikaye bu yazının amacıyla çok iyi örtüşüyor.  Üniversiteye başladığım ilk dönem “Terminoloji” isimli bir dersimiz vardı. Bu dersin hocası *Ali Akay’dı. Daha ilk derste hocamızın gerçekten bilgili, kültürlü, donanımlı özel bir kişi olduğunu çok iyi anlamıştık; tek anlamadığımız onun bize anlattıklarıydı!

Daha dün lisede olan bizler henüz Sosyoloji öğrencisi olmanın şokunu yaşarken bir de hocamız tarafından cahilliğimiz konusunda aşağılanmanın şokunu yaşıyorduk. Derste soru sormaktan çekindiğimizden parmaklarımıza kan oturana kadar not alıyor ve sonra hiçbir şey ifade etmeyen terimleri ve anlamlarını ezberliyorduk.

İşte ben bu talihsiz Terminoloji dersi yüzünden terimlerden, ezberden, nasıl yararlanabileceğimi bilmediğim, anlamadığım şeyleri öğrenmek zorunda kalmaktan her zaman nefret ettim.

Yaşadığım bu deneyimden aldığım ders; hiçbir şeyi öylesine, ezbere yapmanın doğru olmadığı. Bu yüzden her zaman kendi sorularımı sordum, işin temelini anlamaya çalıştım ve bu yüzden de yaratıcılık benim için hep kolay bir şey oldu. Öğrencilerime de bunu anlatıyorum; sınavlar geçilir, notlar alınır önemli olan bu bilgilerle hayatlarımızda sağlayacağınız gelişmedir. Neyi neden yaptığını sorgulayan, anlayan insan her işte başarılı olur.

Şimdi, marka teriminin ne anlama geldiğini yazmak yerine size sorular vereceğim. Böylece belki siz de şu ana kadar yazılmamış en kapsamlı, doğru, başarılı marka tanımını kendiniz oluşturabilirsiniz. Neden sadece başkalarının tanımlarıyla yetinmemiz gerekiyor ki!

Marka olmak ne demektir?

Bu soruları istediğiniz kadar geliştirebilirsiniz…

  • Müşterilerinizin aklına gelen ilk işletme olmayı nasıl başarırsınız?
  • İşletmenizin rakiplerden ayrışmasını nasıl sağlarsınız?
  • Milyonlarca işletme içinde nasıl özel bir yere sahip olursunuz?
  • Sevilen, aranan, saygı gören bir işletme nasıl olursunuz?
  • Tüketicilerin fiyat düşünmeden satın almalarını nasıl sağlarsınız?
  • Tüketiciler neden sizin işletmenizin sadık müşterisi olsun?

Benim marka olmak için oluşturduğum tanım ise şöyle:

Günümüzde “Marka olmak” demek, bir işletmenin ismi söylendiğinde, simgesi görüldüğünde tüketiciler tarafından o işletmenin pazarda sunduğu benzersiz değerin hikayesiyle birlikte hatırlanması; fiyatı için değil hissettireceği özel duygu için satın alınmasıdır.

KitabÎ bilgiyi merak edenler için “Marka” tanımı: Marka, bir işletmeyi, ürünü veya hizmeti benzersiz yapan, elle tutulan ve tutulmayan tüm özelliklerinin toplamıdır. Daha detaylı bir açıklamayla; marka bir işletmenin pazara sürdüğü ürün veya hizmetleri tanımlamaya ve rakiplerden farklılaştırmaya yarayan bir isim, simge (logo), tasarım, renk veya bunların çeşitli bileşimleridir.

Sizce marka olmak ne demek? Gelin birlikte en doğru tanımlamayı oluşturalım. Marka olmanın anlamını kendi kelimlelerinizle yazın ve #markaolmak hashtagiyle Facebook’da paylaşın. Ya da isterseniz, tanımınızı Comment bölümüne de yazabilir, paylaşabilirsiniz. Sizin için nasıl kolay olacaksa! Hep İngilizce’den tercümelerle nereye kadar…

 

*Sayın Prof. Dr. Ali Akay şu an Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Ana Bilim Dalı Bölüm başkanıdır. Bu dersi aldığım yıl 1994’dü yani üzerinden çoook yıllar geçti. Eminim benim de çömez bir öğrenci olarak bu hikayede hatalarım vardır sadece öğrenci psikolojisine vurgu yapmak istedim. Terminoloji dersi şuan bölümün ders programında gözükmüyor.

Hayallerinizin gerçekleştiği bir gün dilerim…

Sevgi ve Saygılarımla,

Banu SAMANCI
birlikte her şey daha kolay…