Sizin markanızın iç güzelliği yeterli mi?

HAYALLERİNDEKİ MARKAYI KURMAK İSTİYORSAN,
ihtiyacın olan yardımı burada bulabilirsin.

Sizin markanızın iç güzelliği yeterli mi?

On üç yaşında yaşadığım bu olay bana hayatımın en önemli dersini öğretti. Bu öyle bir dersti ki yirmi yıla yakın iş hayatımda, yaptığım her projede doğruluğunu kanıtladı.

1999 yılının yazında, bizim yazlıkta gizli gizli hoşlandığım bir erkek arkadaşım vardı. Plajda birlikte çekirdek yerken yaptığımız konuşmalarımızda arkadaşım bana uzun saçlı kızları ne kadar beğendiğini, kısa saçlı bir kızla asla çıkmayacağını anlatırdı. Tahmin edersiniz ki benim saçlarım uzundu ve üzerime alınmıyor değildim!

Sonra bir gün arkadaş grubumuza yeni bir kız katıldı; kısacık saçlı ve her sözüyle sizi heyecanlandıran, inandıklarını sonuna kadar savunan 15 yaşında bir kız. (Bu hikaye benim için maalesef mutlu bitmedi.)

Benim platonik olarak hoşlandığım erkek arkadaşım bir hafta içinde bu kısa saçlı kızla çıkmaya başladı. Ben küçük çaplı bir şok yaşadığımdan bu konuyu tüm yaz tatili boyunca sorguladım. 13 yaşımın kafasıyla şu sonuca vardım: bu işlerin saçla başla alakası yoktu. Asıl başarı, bu kısa saçlı kızın kendine güvenmesiydi; konuştuklarıyla herkesi heyecanlandırmasıydı.

O yaz aldığım bu dersten sonra benim için her zaman dış görünüş ikinci planda yer aldı. Başarılı olmak için her şeyden önce içini güzelleştirmeliydin; inandığın, heyecanlandığın fikirlerin olmalıydı ve kendine güvenmeliydin. “Önce iç güzelliği sonra dış güzellik” bir nevi yaşam mottom oldu.

Bu inancımın sadece kişisel başarı için değil başarılı markalar yaratmak için de doğru olduğunu yaptığım her projede tekrar tekrar gördüm. Bir markanın eğer inandığı bir amacı, hayali; diğerlerinden kendini ayıran farklılığı; kendine ait bir hikayesi yoksa istediği kadar dışını parlatsın maalesef başarılı olması çok zordur. İçi boş markalar kimseyi heyecanlandırmaz.

Sevilen, takip edilen, aranan bir marka olmak için önce iç güzelliğinin tam olması gerekir. İç güzelliği tam olan markaların çalışanları her sabah yataktan mutlulukla kalkarlar çünkü inandıkları ortak bir amaçları, hayalleri vardır. Maaş için değil bu amaç için çalışırlar. Yaptıkları işten gurur duyarlar.

Siz her sabah yataktan nasıl kalkıyorsunuz? Cevabınız her ne olursa olsun kendinizin ve markanızın iç güzelliğini sakın ihmal etmeyin.

Sizin bu konuda yaşadığınız bir hikayeniz var mı? Paylaşırsanız sevinirim. Yorumlarınızı da bekliyorum…

Hayallerinizin gerçekleştiği günler dilerim…

Sevgi ve Saygılarımla,

Banu SAMANCI
birlikte her şey daha kolay…
hayalim@banusamanci.com